Çok harcamıştık. Yıpratırken hiç kısmadan , onarırken cimri. Hayal perest oyuncaklardık. Doğmamızın nedenini ararken amacımızdan sapmıştık üstelik. Bencilden sevgi , fakirden para , zenginden sadakat...
içime dolan huzura yeşil ismini veriyorum. saçlarını yeşil görüyorum gözlerini yeşil. yeni doğmuş bir mutluluk ilk adımlarını atıyor ben sevmek gibi bir eylemden koşmayı öğreniyorum...
ne içinizde yanan alev ne gözünüzün buz mavisi , ben alazım bir kere onun buz bedenine ateş gözlerine.. onu anlatmaya alışmışlığım olmasa size de söyleyecek...
Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ölümüm birden olacak seziyorum. Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Aysel git başımdan istemiyorum. Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır...
yakınlarımız uzak olsa tek isteğim bu yüzünün katran karası siyahının çirkinliği yağmur dolu bir ton bulut her yerden çıkıp bakma yüzüme öyle.. bir şeyler bekliyorsun belli ama benim off 'tan fazla...
özledin di mi (: niye yazmıyor diye kuduruyordun(: yazıyorum da sen görmüyorsun(: çoğu şeyi göremediğin gibi(: .. hiç anlamıyorum .. aklına gelmiyor mu seni uyuttuğunda...
bilmediğim hasadın şenliği bu. seni kazanmak için ne yaptım ne savaşı verdim de bu kadar güzel çiçekler açıyor kalbimin odalarının her birinde(: sen herkesin istediği ama...
ben gençliğini erken harcamış biraz bertaraf olmuş. annesinin hala masum kızı.. defalarca kez terkedilmiş. derin yaralarının farkında, ancak bir türlü kabullenemeyen. adını satırlara hapsetmiş. çok fazla parmaklık zorlamış.. hiç bir kalıba uymadığından beğenilmemiş.. aklın...
Başladığında anlasanız o günü bugün olduğunu takvimin yaprağına gitmezdi elleriniz. Güzel gün planlandığı için güzel geçen değil , karşınıza hayatın bişeyler çıkardığı sizin de evet...
olmaz böyle şey. ne güzel gülüyor aşşağıda yemek yiyen sevgililer . çocuğun birden ağzından kan geliyor kız üzülüyor nasıl yalnız bıraktım diye. ikiside tedirgin ya...
sen olmadan önce ne kadar da kusurluymuş etraf öyle durup düşününce insan anlıyor. herşeyin rengini belirsizleştirmiş gözüme taze boyalar sürmüşsün. gözlükler taktırmışsın türlü türlü dünyanın...
her silah ateşlenmeli yükseklik korkusu yenilmeli yüksek bi yerden bırakarak kendini tanrıya dönmeli en kısa zaman da bir kurşunla yerine gönderilmeli akarken gözyaşı, ve aylardır kandırılan...
neden mi gelmiştim? hatırlamıyorum. bir yaz akşamı olmalı sanırım güzel bulutlar, bebeklere benzeyen. kırmızı bir uçurtma tutmalıydı çocuk hayallerinizde, sular mavi,gökyüzü mavi gözleriniz mavi olmalıydı .. çok yakışırdı , emindiniz. böyle başlamadı...